Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe yaslı

    Türkçe

    sıfat
         Yasla olan, yas tutan kimse, matemli:
           "Ben bir hasta hâli almış, susmuş, sade, yaslı gözlerle etrafıma bakınıyordum."- R. H. Karay.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    sf. Yas tutan (kimse), matemli: “Yaşlı ve yaslı kadını, bitik bir hâlde kulübenin köşesinde biraz kımıldanarak buyur etti.” -Halikarnas Balıkçısı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Sac.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Basık.

  • Türkçe yaşlı

    Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (I) sf. 1. Yaşı ilerlemiş, kocamış, ihtiyar (kimse): “Bir kez daha çocuğun taşkın neşesinden tedirgin oldu yaşlı kadın.” -E. Şafak. 2. Uzun yılları geride bırakmış: Yaşlı ağaç

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (II) sf. Yaşla dolmuş (göz): “Hıçkırarak yaşlı gözlerini kaldırdı.” -Ö. Seyfettin.

  • Türkçe

    Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü


    Yaşlanmış olan.

  • Türkçe yaşli

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Yaşlı, ihtiyar

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    < ET yaşlıg: yaşlı || yaşle

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe yaslı

    İngilizce

    (someone) who is mourning, who is in mourning.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    mournful, plaintive

  • İngilizce

    in mourning

  • Türkçe yaşlı

    İngilizce

    old, aged, elderly. –– başlı elderly.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    aged, doddered, elderly, old, overaged, senior, stricken in years, tear-stained, watery, well on in years; auld

  • İngilizce

    (N.)
    geriatric, old timer, oldie, senior citizen

  • İngilizce

    suffused with tears

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe yaşlı

    Almanca

    alt; bejahrt

  • Almanca

    alt.

  • Almanca

    alt, bejahrt, betagt

  • Almanca

    alt

  • Türkçe yaslı

    Almanca

    in Trauer; Leidtragende(r) [der] [die]

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe yaslı

    Fransızca

    en deuil

  • Türkçe yaşlı

    Fransızca

    âgé/e, vieux, vieille

  • Fransızca

    âgé, vieux

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe yaşlı

    Japonca

    toshiyori

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe yaşlı

    Kazakça

    käri

  • Kazakça

    kekse

  • Kazakça

    mosqal

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.